1 Ekim 2018 Pazartesi

Bitmeyen Aşktır Tiyatro!

Dört mevsim vazgeçilmezim,
Ebedi sevgilim,
Yaşam kaynağım, canım tiyatrom...

İşte yine sana kavuşmanın vakti geldi çattı.

Provası devam edeninden tut da prömiyer yapacak olanına kadar öğrendiğim her yeni oyun haberi ile bilsen nasıl mutlu oluyorum. Hepsini alkışlamak, yeni anılar biriktirmek için sabırsızım.

Çünkü biliyorum ki adına hayat dediğimiz bu bitmeyen çileye katlanmak ancak seninle mümkün...

Çünkü biliyorum ki her şeye rağmen yaşanılır bir dünyayı hayal etmek seninle, sanatla mümkün...

Çünkü biliyorum ki sanat var oldukça umut hep var olacak.

Çünkü biliyorum hayat hep dayatacak ama tiyatro hep yaşatacak!

Bugün, yarın ve daima...

Tiyatro aşkınaaa, tiyatro seni sevmek aşkların en güzeli!

Bir Tiyatro Delisi'nden Sevgilerle!

27 Mart 2018 Salı

Tiyatro Aşktır Daima...


Canım Tiyatrom,

Sence sevda dediğin tek bir güne sığar mı ?

Mümkün mü böyle bir şey?

Çok sevdiğim, yakın bir dostum bir gün şöyle bir şey söylemişti;

“sevdanın günü olmaz.”

Ne kadar haklı, haklı çünkü hayat beni ne zaman kendine küstürse,

Okyanusun ortasında fırtınaya tutulmuş bir balıkçı teknesi misali ordan oraya savursa, sen her defasında fırtınanın ardından çıkan bir

gökkuşağı gibi belirip o karanlıktan beni kurtarıyorsun, içimde rengarenk umut çiçekleri açtırıyorsun.

O çiçekler ki hiç solmuyor, alkışladığım her oyunda sahnede yeniden açıyorlar.

Sen benim gönül bahçemde umut çiçeklerimi açtırmaya devam ettirdiğin sürece de bu sevda hiç bitmeyecek, şüphen olmasın.

Değil mi ki deliye her gün bayram, bana da her gün 27 Mart!

Bugün, yarın, daima…

Yaşa ve yaşat tiyatrom!

Tiyatro aşkınaaaa! Tiyatro seni sevmek aşkların en güzeli..

Bir Tiyatro Delisi'nden Sevgilerle!


5 Eylül 2017 Salı

İşte Yine En Sevdiğim Mevsim Geldi Çattı...

Tiyatro Mevsimi;)

Dört mevsim vazgeçilmezim olsan da yaz biterken sana kavuşmanın heyecanı bir başka güzel oluyor.

Sürekli yeni bir oyun, yeni bir program haberi gördükçe en az tiyatro ekipleri, sahneler kadar heyecanlanıp mutlu oluyorum.
Günler, haftalar, aylar boyu emek verip biz seyirciler için çalışan, gönlünü tiyatroya veren herkese ne kadar teşekkür etsem az.

Her insanın hayatında yerin farklı, inan bende de çok başkasın.
Örnek vermem gerekirse sokakta yürürken bir duvarda adını görmek bile benim için delicesine bir mutluluk kaynağı.
Bil istiyorum, seni çok seviyorum canım tiyatrom.
Sanatın her dalı çok kıymetli ama senin yerin ayrı.

Hayata karşı hep sabır ve umut nedenlerimin başındasın.
Güzel anılar, yeni dostluklar, muhteşem delilikler biriktirme nedenimsin.
Senin sebep olduğun her şeyi çok seviyorum, hep seveceğim.

Bu sezon biliyorum yine birçok sürprizin var, yepyeni metinler, yeni sahnelerinle büyük küçük demeden her şeye rağmen bizleri kucaklamaya devam edeceksin. Bilmeni isterim, hepsini çok merak ediyor olsam da bazıları için ayrıca çok heyecanlıyım.

E.S.E.K’in 27. yıl oyunu “Ben Seni Avutmak İçin Sevmedim”, Kumbaracı50’de “Filufu’nun İntikamı (Bir Tardeiu Şeysi)” var mesela sonra Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda “Sherlock Hamid,” Tatavla Sahne’de “Rahvan Giden Atlılar” ki listeyi çoğaltabilirim.

Yeni sezonun yenilerinden ayrıca birkaç oyun adı daha sıralamam gerekir ise ilk aklıma gelenler şöyle;

Pal Sokağı (Tatbikat Sahnesi)
Yumurtalardan Elmalara ( Tershane Tiyatrosu )
Kafkas Tebeşir Dairesi, İntiharın Genel Provası ( Tiyatroadam )
Othello ( Versus Tiyatro )
Fırtına ( Moda Sahnesi )
Çirkin, Çok Satanlar ( DasDas İstanbul )
Dünyanın En Güzel Arabistanı ( Ekip Tiyatrosu )
Godot’yu Beklerken ( Asmalı Sahne )
Sandalye (Tiyatro 70 Dk)
Çocuk İstiyorum ( Tiyatro Keyfi )
Kızgın Damdaki Kedi (Mam'art Tiyatro)
Panopticon, Kargalar (Şermola Performans)
Aşk, Ayrılık ve Başka Şeyler (Tiyatrotem)
Üç Dahi (Tiyatro Ak’la Kara)
Kağıt Taş Kumaş, Puslu Kıtalar Atlası, Bir Şehnaz Oyun (Devlet Tiyatroları)
Barut Fıçısı (İstanbul Halk Tiyatrosu)


Elbette bu yazdıklarımdan çok daha fazlası var. Şehir ve Devlet Tiyatrolarının henüz açıklanmayan programları, Baba Sahne, Semaver Kumpanya,
Duru Tiyatro, Bitiyatro, Entropi Sahne, Ezop Sahne, Hayal Perdesi, Müjdat Gezen Tiyatrosu, Yolcu Tiyatro, Tag Production, BO Sahne, Kats Sahne, Kadıköy Emek Tiyatrosu, Craft Tiyatro, Taşra Kabare, Galataperform, Tiyatrokare, İkincikat, B Planı, Sadri Alışık Tiyatrosu, Kadıköy Theatron, Tiyatro Karakutu, Öteki Hayatlar, Sarı Sandalye, Tiyatrotem, Tiyatro Bereze, Tiyatro İstanbul, Tiyatro İs, Gazanfer Özcan Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Altkat Sanat, Uygur Gösteri, BAM, Oyun Sandalı, Tiyatro Alesta, Seyyar Sahne, BAM, Karmadrama, Toyistanbul, Tiyatroevi, Biriken, Ev'vel Zaman, Yan Etki, Siyah Beyaz ve Renkli, Talimhane Tiyatrosu, İstanbulimpro, 3 M.O.T.A, Dot, Fiziksel Tiyatro, Tiyatro Kumpanyası, Oyun Atölyesi’nin geçen sezondan devam eden oyunları ve yeni oyunları daha neler neler..
Hayat dayatıyor evet ama unutulmasın tiyatro da yaşatıyor..


Hep yaşattı, hep de yaşamaya devam edecek.

İyi ki varsın tiyatro!

Başımın değil kalbimin tacısın.

Bugün, yarın, daima..!

Tiyatro aşkınaaa!

Tiyatro seni sevmek aşkların en güzeli..

Sürprizleri, alkışları bol muhteşem bir sezon dileğiyle.


Bir Tiyatro Delisi’nden Sevgilerle











1 Ekim 2016 Cumartesi

Ne yaz, ne kış, ne de bahar… İlle de tiyatro mevsimi…

Her mevsimin ayrı bir güzelliği var elbet ama bilenler bilir ben en çok tiyatro mevsimini severim…
Çünkü bu mevsim benim için geleceğe umutla bakan türlü türlü nedenlerimin çoğaldığı, gördüğüm her yeni oyun haberiyle kalbimin kıpır kıpır olduğu anların başlangıcıdır.


Yeni bir oyun haberi, yeni açılan bir sahne, prömiyerlerine gideceğim günü iple çektiğim oyunlar bunlardan sadece birkaçı.
Sanat, günümüzde her türlü baskıya rağmen hiçbir zaman başını eğmeden dik duran, bize de dik durmayı, direnmeyi öğütleyen sihirli bir güç.


O nedenledir ki seyrettiğim her yeni oyunda bu sihrin etkisine kapılır, kimi zaman hüzünlenir, kimi zaman neşelenir ama en çok iyi ve aydınlık günlere karşı olan inancımı eksiltmek isteyenlere inat umut etmeye devam ederim.
Ne diyordu usta şiirinde;



“Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.”



Benimde dileğim odur ki bu sezon ve daima sanatın aydınlık ateşinin etrafında toplanmaktan vazgeçmeyelim, sanat meşalelerini elden ele dolaştırarak ateşin büyümesini sağlayalım.



Ateş hiç sönmesin…

Ve

Her ne olursa olsun , her koşulda her şeye rağmen hep bizimle, bizle olsun sanat.


Alkışı bol, umudu tükenmeyen muhteşem bir sezon dileğiyle..


Yaşasın Tiyatro ! Yaşasın Özgür Sanat !


Bir Tiyatro Delisi’nden Sevgilerle!


27 Mart 2016 Pazar

Tiyatro, Seni Sevmek Aşkların En Güzeli;)

Tanıştığımız o ilk yıl yani 95'ten bugüne kadar bana hep;


Hatırlattın,

Öğrettin,

Şahane dostluklar, unutulmaz anılar armağan ettin,

Hayat tüm zorluklarıyla, zorbalıklarıyla karartırken içimi sen "ışığımla aydınlan" dedin,

Prömiyerinde alkışlanmayı bekleyen oyunların heyecanı,

Şehir dışında oyun seyretme keyfi,

Turneye gelsin diye yolu gözlenen oyunlar,

Kütüphanen de kendimi kaybetmenin verdiği dayanılmaz mutluluklar,

Dinlediğimde beni ağlatan oyun şarkıları,

Oyunlardan biriktirdiğim şarkılar,

Oyun sonrası yapılan kulis arkası sohbetleri,

Sabahın köründe girilen bilet alma nöbetleri,



Daha da neler neler..

Ah be canım tiyatrom ne çok şey öğrettin ve hala da ne çok şey öğretiyorsun bir bilsen...

Hep söylediğim gibi senin sebep olduğun her şeyi hep çok sevdim, sevmeye de devam edeceğim.

Ve yine bu nedenledir ki hep doğum günüm kadar özel ve güzeldir Dünya Tiyatro Günü;)


Gönlü tiyatroya sevdalı tüm delilerin Dünya Tiyatro Günü Kutlu Olsun!

Yaşasın ve Yaşatsın Tiyatro!


Tiyatro aşkınaaaaaa! Tiyatro Seni Sevmek Aşkların En Güzeli:)





Bir Tiyatro Delisi'nden Sevgilerle!






26 Şubat 2016 Cuma

Sevgili Seyirci; Gülünç Olma, Eyleme Katıl !

Metin aynı metin, yazar aynı yazar sadece yöneteni, belki bir de oyunun adı ve oynayan ekipler değişiyor.

İyi oyuncularla neden oynandığını bilemediğim gereksiz metinler…

Bir de sürekli “en iyiyi” gösteren listeler…


Farkında mısın bu sezon biraz böyle geçiyor, hatta geçen sene de biraz böyle gibiydi sanki;)


Sözüm sana Sevgili Seyirci:)

Seni bilmem ama ben bu durumdan bayağı bir sıkıldım artık.


Yerinde olsam kendime gerçekten bir iyilik yapar, bu sezon sahnelediği her yeni oyunun bir öncekini aştığı, gerek performanslarıyla gerek dekorlarıyla, gerekse sahneleme biçimleriyle içimizi ferahlatan Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın Yanlışlıklar Komedyası, Yarın Başka Koruda ve Gülünç Karanlık oyunlarına bir göz atardım.


Özellikle de prömiyeri dün akşam gerçekleşen Gülünç Karanlık'ı seyretmeden "bu sezonun en iyi oyununu izledim" gibi cümleler de kurmazdım, kuramazdım:)


Canlı şarkı performansları, olağanüstü bir enerji gerektiren kusursuz oyunculuklar..


Yaşadığımız çağın “gülünç karanlık gerçekleri” yine tiyatro ile aydınlandı, izleyenler bilir hani oyunun bir yerinde Alican Yücesoy “ben hep biri bana silah doğrultuyormuş gibi hissediyorum, korkuyorum, sonra tiyatro ya dönüyorum, çünkü elimde bir tek bu var ve tiyatro da bir eylemdir, sizlerde buraya geldiniz bir eylem gerçekleştirdiniz, iyi ki geldiniz” diyor.


Haddim olmayarak benimde sana tavsiyemdir;

Sevgili Seyirci, Gülünç Olma; Eyleme Katıl !


Bir Tiyatro Delisi’nden Sevgilerle!






1 Ekim 2015 Perşembe

Mevsimlerin En Güzeli, En Özleneni, En Vazgeçilmezi . . .

Mevsimlerin en güzeli, en özleneni, en vazgeçilmezi…


Ne yaz, ne kış, ne de bahar…
İlle de tiyatro mevsimi…


* * *


Neden mi ?

Çünkü o gelince başımızdaki kara bulutlar yerini masmavi bir gökyüzüne bırakıyor!


Neden mi ?
Çünkü perde açan her sahnede içimizi aydınlatan eşsiz bir güneş doğuyor!


Neden mi ?
Çünkü alkışladığımız her tiyatro oyununda bir umut saklı!


Neden mi ?
Çünkü hayatın dayatmalarına karşı inatla meyve vermeye devam eden ağaçlar sadece bu mevsimde yetişiyor!


Kim bilir belki en çok unuttuklarımızı hatırlattığı için, belki de öteki beriki diye ayırmayıp her şeye rağmen “bir arada olmayı” öğrettiği için, belki de ilkleri, delilikleri en bol, en heyecanlı mevsim olduğu için…



Ne yaz, ne kış, ne de bahar…
İlle de tiyatro mevsimi…

* * *

Bugün günlerden 1 Ekim yani mevsim başlangıcı:)


Adına “tiyatro” denilen ve ömür boyu alınması salık verilen yaşam vitamininizi almak için hadi atın kendinizi sahnelere!


Tabi tiyatronun yanında sinema, müzik, edebiyat gibi diğer önemli vitaminlerinizi de almayı ihmal etmeyin.


Unutmayın sanat da aşk gibi ihmale gelmez.


Gidin, görün, keşfedin, yazın, okuyun, çekin, seyredin ama asla ertelemeyin.


Ne kendinizi ne de çevrenizi sağlıklı, keyifli aydınlık bir gelecekten mahrum bırakmayın.


Alkışı bol, umudu tükenmeyen aydınlık muhteşem bir sezon dileğiyle…


Yaşasın Tiyatro ! Yaşasın Özgür Sanat !


Leyla Bir Tiyatro Delisi’nden Sevgilerle :)