4 Haziran 2012 Pazartesi

Susmadığımız Geceler İstanbul Efendisi'yle Devam Etti!

Dün akşam açık havaya İstanbul Efendisi'ni seyretmeye gelen yüzlerce kişi bir kez daha gösterdi ki tiyatro sahnelerinin bir tek sahibi var o da sanatçılar. Ve seyircinin istediği tek şey tiyatrosundan, oyunlarından mahrum kalmamak, pankartlar bu yüzden açıldı, alkışlar bu yüzden hiç susmadı.

Eğer tiyatro sahnelerimizde oyunlarımızı seyretmeye, sanatçılarımızı alkışlamaya devam etmek istiyorsak, tiyatro seyircisi olarak bu desteği dün olduğu gibi bundan sonraki her etkinlikte sanatçılarımızla yan yana durarak "etkin" bir şekilde göstermeliyiz.

3. buluşma yarın akşam Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ile devam ediyor:)

SUSmuyoruz! SUSMAYACAĞIZ!

Ve Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda Susmadığımız Müzikalli Geceler Başladı!

Tamam kabul ediyorum ben bir deliyim, çok leyla ve bir o kadar da aşığım. Ve bu akşam delirttiğim bütün dostlarımla açık havanın açılışını yapıyoruz, kimi ilk kez, kimi benimki sayısını unutmuş bir şekilde yine ayakta alkışlayacak Lüküs Hayatı ve diğer oyunları. Biz bu akşam aslında sadece açık havada oyun seyretmenin keyfini yaşamayacağız, bu akşam ve diğer akşamlar açık havaya gelen herkes aslında "Ülkenin Tiyatrosu Yok Edilemez!" demiş olacak bir anlamda.

Bu aşktan mahrum kalmak istemiyorsan sende katıl bize!

Tiyatro sahneleri sadece seyirciye ve sanatçısına aittir. Yaşasın Tiyatro, Yaşasın Özgür Sanat!

Tiyatro seni sevmek aşkların en güzeli!

***


Son yıllarda açık havada seyrettiğim en uzun, en eğlenceli, en sürprizli Lüküs Hayat'tı. 6 kez "ah verelim, vah verelim" şarkısını tüm açık havayla söylemenin keyfi ise bambaşkaydı. Şimdi sırada İstanbul Efendisi var, ben ve delilerim her zamanki yerimizde C blok birinci sıradayız:) Pazar akşamı hep birlikte "ülkenin tiyatrosu yok edilemez" demek için bekleriz efendim:))

SUSmuyoruz!

24 Nisan 2012 Salı

Rumeli Feneri'nde En Güzel Pazar...


"Yemyeşil çimenlere uzanıp, papatyaların koynunda uyumak.. Ağaçların gölgesinde mavi mavi sallanmak... Bahar ve aşk fena çaptı beni. Rumeli Feneri'nde leyladan geçme faslındayım

..." (:

18 Nisan 2012 Çarşamba

Şehir Tiyatroları Yok Edilemez!




Biz ne fırtınalar gördük ama asla tiyatromuzdan vazgeçmedik. Bu akşamda vazgeçmeyeceğiz, vazgeçmiyoruz çünkü

"Şehir Tiyatroları Yok Edilemez!"

Şehir Tiyatroları Yok Edilemez !


"Şehir Tiyatroları Yok Edilemez!"

çünkü tiyatro sanatçılara ve seyircisine aittir, park ve bahçeler müdürlüğüne değil! Sayın bekçi, tiyatroma dokunma!

Bu oyun çok "Tehlikeli!" (:

Bu oyun çok Tehlikeli , sakın gitme, bir sürü hikaye, bir sürü karakter baş edemezsin demişlerdi, dinlemedim çünkü Erdem Şenocak hepsiyle öyle bir baş etti ki. Ben sadece oyunun keyfini sürdüm. Bu emek, bu performans mutlaka görülmeli.

Ayrıca tüm bu emek ve çabaların karşılığı yakında halen inşaatı devam eden www.tiyatromedresesi.org

' da karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Seyyar Sahne İletişim ve Tiyatro Medresesi'ne yakın duralım! (:

4 Nisan 2012 Çarşamba

Bu Oyun "Gerçek Hayattan Alınmıştır!"

Çünkü hep yaralarımızla büyümüşüzdür,

Çünkü hep huzursuzuzdur,

Çünkü hep yarım kalmışlıklarımızla koşarız hayata,

Çünkü tamamlanma telaşındayızdır,

Çünkü sevmekten çok sevilmeyi istemişizdir,

Çünkü Yiğit Sertdemir’in kaleminden çıkan her şey “Gerçek Hayattan Alınmış”tır!


Tomris İncer’in sesinin çarptığı her köşede irkilmeye, sessizliğin müziğini dinlemeye, hayatınızdaki karanlık ışıkları tek tek söndürüp, tiyatronun ışığıyla bir kez daha aydınlanmaya var mısınız?

Yapmanız gereken sadece Kumbaracı Yokuşu’ndan aşağı yürüyüp 50 No’lu kapıdan içeri girmek.
Sahneye ilk adımınızı attıktan sonra sahneden kaçışınızın mümkün olmadığını ve çıkış yolunu bulmak için bir yolluk hikayesine ihtiyacınız olduğunu ayrıca hatırlatmalıyım.

Sezon bitmeye yakın, ama siz tiyatrodan uzaklaşmayın.

Sanatla, sağlıcakla kalın!

Güncel Program ve Biletler İçin : www.altidansonra.com ve www.kumbaraci50.com